#
YAZARLAR
AYDIN ŞAFAK |
|
| Gençlerin Türküsüyle ... | |
GÜLBEY KÖSEOĞLU |
|
| Ah Şu Çocuklar! | |
TURAN ESER |
|
| Steiger Awards’a Açık ... | |
St. Pölten- Öneri gazetesi adına Elbeyi Akpolat’ın, St. Pölten Alevi Kültür Merkezi Başkanı Ercan Sinci ile 20. Yıl Kutlamaları dolayısıyla yaptığı söyleşiyi www.aleviten.or.at okuyucularının dikkatine sunuyoruz. Akpolat’ın yönelttiği sorular ve Başkan Sinci’nin yanıtları şöyle oldu:
ELBEYİ AKPOLAT
St. Pölten- Öneri gazetesi adına Elbeyi Akpolat’ın, St. Pölten Alevi Kültür Merkezi Başkanı Ercan Sinci ile 20. Yıl Kutlamaları dolayısıyla yaptığı söyleşiyi www.aleviten.or.at okuyucularının dikkatine sunuyoruz. Akpolat’ın yönelttiği sorular ve Başkan Sinci’nin yanıtları şöyle oldu:
St. Pölten AKM, 20. Kuruluş Yılı’nızı kutluyor. Ne tür çalışmalar yapıldı?
20. Yıl Kutlamaları, iki günlük planlandı. 8 Mayıs Cuma günükü panelle başlatıp, 9 Mayıs Cumartesi günü yapacagımız şölenle noktalamak istiyoruz. Panelin konusu: 20 yılık örğütlenme süreci, son siyasi gelişmeler, Alevi inancının geldigi nokta, geleceğe bakış... Panele konuşmacı olarak Tunceli bağımsız milletvekili Kamer Genç, AABK Genel Başkanı Turgut Öker, halk ozanı Dertli Divani, AABF Genel Başkanı Mehmet Ali Çankaya, St. Pölten AKB Başkanı olarak ben Ercan Sinci katılacak. Paneli Deniz Karabulut yönetecek.
20 yılda neler yaptınız? Derneğinizin bugünkü durumu nedir?
Bugün geldiğimiz nokta 20 yılın ne kadar dolu geçtiğini ortaya koymaktadır. Bu 20 yılık süreç içerisinde büyük emekleri olan insanları da kutlamak gerekir. Çünkü başlangıç her zaman zor olur. Bu zor süreçlere hem maddi hem de manevi olarak baktığımızda geçmişte nasıl bedel verildiyse, bu 20 yıl içerisinde de birçok bedel verilmiştir. Sivas bunun örneğidir. 20 yıl içerisinde St. Pölten AKM’de yapılan çalışmalar bizim açımızdan çok önemli sonuçlar vermiştir. Yüzyılardır kendini ifade edemeyen, Alevi sözcüğünü kulanmakta tereddüt eden toplumumuz bu kurumlar sayesinde Avrupa’da bir ilke imza atmıştır. St. Pölten AKM, Avrupa’da ilk beş dernek arasında olduğu gibi Avusturya’nın ilk kurulan Alevi Kültür Merkezidir. Avrupa’nın ilk cemevini inşa eden kurum olmuştur. İnanç boyutuyla toplumumuzun bütün istemlerini yerine getiren kurumumuz, yapmış olduğu saz, semah, resim, folklor, mesleki kurslarla toplumumuza hizmet etmiştir. Özelikle son dönemlerde Alevi gençliğine yönelik inanç eğitimi derneğimizin dedeleri tarafından düzenli olarak verilmektedir.
Alevi dernekleri ilk kurulduklarında genelikle anti-devrimci ve Kürt karşıtı bir tarzda ortaya çıktı bu konuda ne düşünüyor sunuz?
Şunu söyliyebilirim: 20 yıl önce Alevi dernekleri ilk kurulduğunda bu tür sorunların yaşandığını duydum. Tabii ki bunları aştığımıza inanıyorum. Şu anki durum zaten ortadadır. 72 millete bir nazarda bakan bir inanç, zaten bu tür eksiklikleri içinde eritir. Aleviler son 20 yılda yürüttükleri mücadeleler ve hak talepleriyle toplumda görünür hale geldiler.
Bugün, Aleviliğin yeniden yapılanması ve toplumsal olarak siyasallaşması diye bir olgudan söz edebilir miyiz?
Bu konu genel olarak Alevi kurumlarını ve konfederasyonumuzu kapsayan geniş bir ifade. Zaten kurum başkanlarımızın buna yönelik söylemleri her zaman dile getiriliyor. Aleviler inancıyla varoldugu gibi, kendi inancından almış olduğu hoşgörü ve çoğulculuğa inanan temel felsefesi insanlık olan bu dünya görüşünü siyasi alana da taşıması gerekiyor. İleriki dönemlerde bunu hep birlikte göreceğiz.
Dikkat çeken bir konu: AABK, 1978 Kahramanmaraş, 1993 Sivas, 1995 Gazi Mahallesi’nde yapılan katliamları kınıyor. Ama 1938’de Dersim’de yapılan katliama sahip çıkılmıyor. Bunun nedenlerini bize açıklar mısınız?
Ben de Dersim, Ovacıklıyım. 1991 yılında Dersim’den Avusturya’ya geldim. Bizim ailemiz de Dersim 38 sürgünlerindendir. Ailemiz Çankırı-Çerkez’e sürgün edilmiştir. Ailemiz sürgüne dayanamayıp iki yıl içerisinde tekrar Ovacık’a, Mercan Yarımkaya köyüne dönmüşlerdir. Sorunuza gelince, Alevi konfederasyonumuzun başkanının, Dersim’i sürekli dile getirdigini biliyorum. Dersim’e kimsenin cesaret edip gitmedigi dönemlerde Turgut Öker zor şartlara ragmen gitmiştir. Şunu da söylemek gerekirse Alevi kurumları, köy dernekleri veya şehir dernekleri değildir. Olaya geniş bakmak gerekir. Bugün Aleviler nerede yaşıyorsa orada bir Dersim vardır. Tabii ki Dersim ve orada yaşanan zulme dikkat çekmek gerekir. Bugün Yol TV’de bunlar dile getiriliyor. Bizim için nerede bir baskı varsa orası Dersim’dir, Sivas’tır, Maraş’tır, Gazi’dir ve Çorum’dur.
St. Pölten’de bulunan demokratik kurumlarla ilişkilerinizi geliştirmeyi düşünüyor musunuz?
Mutlaka! Bölgemizdeki demokratik kurumlarla bütünlük içerisinde olmalıyız. Şimdiye kadar diyalogların az olması kurumumuzdaki yoğun çalışmalar ve genel sorunlarımızdan dolayı zaman bulamadıgımız içindir. İleriki dönemlerde de bunlar olacaktır. Önemli olan her kurumun kendi alanında sorunları çözmesidir.
Aleviler öncelikle Türkiye’de ne istiyor?
Alevi inancının tanınmasını, cemevlerinin yasal statüye kavuşması, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını istiyorlar. Bununla beraber Diyanet’in kaldırılmasını da talep ediyorlar. Çünkü laik bir ülkenin Diyanet’le yürütülmesini ve devletin resmi bir dini teşkilatının olmamasını, şayet olacaksa bütün inanclara eşit bir şekilde mesafeli olmasını istiyoruz.
Sayın Sinci, bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
Böylesine güzel bir fırsatı bize verdiğiniz için ben teşekkür ederim. Sizin aracılığınızla herkesi burdan selamlar 20. Yıl etkinliğimize davet ederken Öneri gazetesinin bu ilgisine kurumumuz adına teşekür ederim.
(Öneri, Mayıs 2009, Sayı: 61)