#
Datum: 29.04.11 01:43
Kategorie: Sanat-Edebiyat

Mansur Bildik’ten bir kitap: “Anılarla Sarılmış Bir Yaşam”

Saz ustası Mansur Bildik, Belge Yayınları’nın okurla buluşturduğu “Anılarla Sarılmış Bir Yaşam–1” bir kitap çıkardı. Bu ilk kitapta Bildik, Dersim’den başlayıp Viyana’da devam eden müzik serüvenini anlatıyor. Bildik, Dersim’den çocuk yaşta başlayan yolculuğunu, “gönüllü sürgün” olarak tanımlıyor

RUKEN ADALI / ANF

İZMİR- Saz ustası Mansur Bildik, Dersim’den başlayıp Viyana’da devam eden müzik macerası için, “benim ki gönüllü sürgündü” diyor. O, Mozart’ın gölgesinin bugün de müzik beğenisinin üzerine düştüğü Viyana’da Anadolu’nun ortak çalgısı olan bağlamayı kabul ettirmiş durumda. Serüveninin ayrıntılarını ise Belge Yayınları’nın okurla buluşturduğu “Anılarla Sarılmış Bir Yaşam–1” kitabında anlatıyor. 16. İzmir Kitap Fuarı’nın ilk gününde Belge Yayınları tarafından düzenlenen “Göç ve Sürgün” konulu sohbet ve müzik dolu bir toplantı oldu. “Anılarla Sarılmış Bir Yaşam–1” adlı kitabını Belge Yayınları’ndan çıkartan saz üstadı Mansur Bildik, Dersim’den başlayıp Viyana’da devam eden müzik serüvenini anlattı, ardından da türküler seslendirdi.

Bildik, Dersim’den çocuk yaşta başlayan yolculuğunu, “gönüllü sürgün” olarak tanımlıyor. O, sürgün yollarına, “iyi bir sanatçı olabilmek” için çıkmış: “İyi bir sanatçı olabilmek için önce Türkiye’de gönüllü bir sürgün hayatı yaşadım. Sonra da Avrupa’da.”

Viyana’da sazı kabul ettirdi

Mansur Bildik, Viyana’da Anadolu’nun ortak çalgısı olan sazı kabul ettirdi. Konservatuarda saz eğitimi verilmesini sağladı. Ayrıca Fransız, Afgan, Belçikalı ve Türkiyeli müzisyenlerden oluşan bir Mansur Bildik Ensemble’ı kurdu. O, Dersim’de Alevi deyişleriyle büyümüş. Babası ‘pir’miş. Önce babasından öğrenmiş saz çalmayı: “Babam, kendi becerisiyle iyi bir dedeydi, cemleri iyi tutan bir dedeydi. Müzik maceram babamın kendi çaldığı sazı bana öğretmesiyle başladı... Baktım ki babam çalıyor, evde çıt yok, çıt olmadığı gibi insanlar hıçkırıklarla ağlıyor. Bu beni daha büyük bir şevkle saza yönlendirdi.”

Konser arası çorap ve mendil satmış

Saz ustası Mansur Bildik, babasını 12 yaşındayken soğuk bir kış gününde kaybedince sefalet ve yoksulluk dolu günlerin başladığını anlatıyor. O da müzisyen olmak için düşmüş yollara. Önce, Adana’ya gidiyor, Halkevi’nde bağlama öğreniyor. Ardından da oradaki öğretmeninin tavsiyesi ile İstanbul yollarına düşüyor. İlk durak ise o zaman müzisyenlerin uğrak yeri olan, Taksim Büyükparmakkapı Sokak’taki Zekai Beşgül’ün kahvesi. Bildik, İstanbul günleri için, “Çok süründüm” diyor. Arada bir konserler verirken, kahvelerde çorap ve mendil satmış. Sonra da Avrupa’da konser olanağı bulmuş, git gel git gel Avrupa’ya yerleşmiş.

‘Anılarla Sarılmış Bir Yaşam’

Yaşadıklarını “Anılarla Sarılmış Bir Yaşam–1” kitabında anlatıyor. Anıların içinde komik olaylar da az değil. Sınır kapılarında görevliler, sanatçı olduklarına inanmazlarmış. Sanatçı olduklarını ispatlamaları için saz çaldırıp, varyete yaptırırlarmış. Bildik o günler için, “Hiç tanıdık olmadıkları bir müziği çalmaya başlayınca, bizden kurtulmak için hızlıca geçirtirlerdi” diyor.

Bildik’in Dersim’de başlayıp Viyana’da devam eden macerasının ayrıntıları ise kitapta. Ragıp Zarakolu’nun yönettiği etkinlikte söyleşinin ardından Mansur Bildik ve arkadaşları Pir Sultan Abdal, Yunus Emre deyişleriyle sürgün türküleri ve Ege türkülerinden oluşan nefis bir müzik ziyafeti sundu.



DUYURULAR

LİNKLER