#
Datum: 03.02.11 21:40
Kategorie: Basından

İslam uzmanı Steinbach: Aleviler hakkındaki karar düzeltilmelidir!

Religion.ORF.at muhabirleri, Udo Steinbach ile Alevi toplumunun Avusturya’daki hukukî durumu ve yasal tanınma girişimleri hakkında bir görüşme yaptılar. Udo Steinbach, bir Alman İslam bilimcisidir. Kendisi Alevîlik hakkında da uzman kişiliğiyle tanınır.

ANDREAS MITTENDORFER
MICHAEL WIEß

Sayın Steinbach, şu soru ile başlamak istiyoruz: Aleviler Müslüman mı, yoksa değil mi?

Steinbach: Aslında bu sorunun cevabını Aleviler’in kendilerine bırakmak lazım. Benim araştırmalarıma göre, bu soruya cevap çok yönlü. Kendine özgü teolojik ve törensel açıklamaları ile birlikte, toplumun bir bölümü, inanç olarak kendini İslam’ın içinde görüyor. Bir diğer bölümü ise –ki bu toplumun daha büyük bir kısmını oluşturuyor– Aleviliği kendine has bir din olarak nitelendiriyor. Buna bağlı olarak bu kesim kendine ait kurumlar istiyor. Örneğin ayrı bir din dersi gibi.

Sizce Aleviler, İslam ile olan ilişkilerini tanımlamakta, neden bu denli zorlanıyorlar?

Steinbach: Tarihsel olarak baktığımızda, sorunun cevabı kolay değil. Bir yandan Aleviler, Osmanlı İmparatorluğu boyunca, Sünni egemen yapı tarafından baskılara maruz kalmıştır. Diğer yandan, bir şekilde Şii inancının içerisine çekilmişler. Bu tarihi durum kesinlikle, Aleviler’in içinde bulundukları kimlik çelişkisinin nedenlerinden biridir. Ancak unutulmaması gereken önemli bir ayrıntı var: Bütün bu gelişmeler daha çok taze. Aleviler, Kemalist Cumhuriyet’te neredeyse yok olmaya mahkumdu. Son 20 yıldır kendi özlerine dönme şansını elde edebildiler. Toplumun kendini İslam’a dahil veya dışında görmesi de bu tarihi gelişmeler kapsamında değerlendirilmelidir.

Sizce, bu kimlik arayışı nereye gidiyor?

Steinbach: Bence, uluslararası alanda görünürde Aleviler’in kendine özgü bir inanç biçimi olarak tanınmaları var. Arz ve talepler de bu doğrultuda seyir ediyor. Türkiye’de de Aleviler, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fes edilmesini talep ediyor. Aleviler köylerinde cami yapılmasını ve Sünni hoca gönderilmesini istemiyor. Yani, Türkiye’de de gidişat Alevi inancının ayrı ve kendine özgü bir kurum ve kurumsallaşma yolunda olduğuna işaret ediyor. 

Alevilerin Almanya’daki durumu nedir?

Steinbach: Almanya’da Aleviler, ayrı bir din ve ayrı bir kültür birliği olarak tanınmış durumda. Bu ilginç bir ayrıntıdır, çünkü Alevi inancı kendini aynı zamanda yüksek bir boyutta Alevi kültürü olarak aksettiriyor. Almanya’da Aleviler çok iyi bir örgütlülük sergiliyorlar. Hatta Avrupa boyutunda da bu böyledir. Ne var ki, burada da İslam ile olan ilişki temel ayrışmayı gözler önüne seriyor. Yine de belli alanlarda, örneğin din dersi hazırlık çalışmalarında yoğun ve ortak bir çalışma hakim.

Avusturya’da Alevilik’in tanınması için iki tane başvuru vardı. Kendini İslam’ın bir parçası olarak nitelendiren grubun başvurusu kabul gördü. Siz bu karara ilişkin neler söylemek istersiniz?

Steinbach: Bence, Avusturya’nın bu kararı uzun vadede zayıf düşecektir. Bu koşullarda ya her iki başvuruyu da tanımak ya da ikisini de reddetmek gerekir. İslam’a dahil olup olmama çelişkisi Alevi inancının içerisindedir ve toplumun kimlik arayışı kapsamında somut ve belirleyici bir durumdur. Devlet bunu göz önünde bulundurmalıdır.

Bu durumda, sizce, iki tane –İslam olan ve İslam olmayan– Alevilik mi tanınmalı?

Steinbach: Eğer toplum bireyleri öyle istiyorlarsa, evet. Anlaşılan şu ki, ortada tek inancın –yani Alevilik’in– içerisinde iki ayrı grup ve düşünce akımı var. Bu gerçek devlet tarafından dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Yani siz, Din İşleri Müdürlüğü’nün (Kultusamt) kararından dolayı pek memnun değilsiniz?

Steinbach: Bu kararı son derece sorunlu buluyorum. Karar açıkca Alevi kitlesinin büyük bir kısmına ters düşüyor. Bence, böyle bir sonuç er veya geç düzeltilmeye mahkumdur.

.................................................................................................
Tercüme: MMag. Dr. Zeynep ARSLAN
Orjinal metin: http://religion.orf.at/projekt03/news/1101/ne110128_steinbach_fr.htm


DUYURULAR

LİNKLER