#
Datum: 09.07.10 18:02
Kategorie: Söyleşi

Çankaya: Maraş’ta buluşma umudunu görmeliyiz!

AABF Genel Başkanı Mehmet Ali Çankaya: Sivas’taki, Çorum’daki anma toplantıları ve mitingleri, Anadolu’nun dört bir yanındaki cemevi açılışları, biz Avrupa’daki Aleviler için de önemli. Gelecek yıl, Maraş Katliamı’nın da aynı duyarlılıkla protesto edilmesini, kınanmasını umuyorum.

 

www.aleviten.or.at - Sivas’ta, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nin yakılması sonucu yaşamını yitirenler, katliamın 17’nci yıldönümünde üç ayrı törenle anıldı. Daha önceki anma etkinliklerinde hiçbir devlet yetkilisi bulunmazken, bu yıl bir ilk gerçekleşti ve Devlet Bakanı Faruk Çelik, Vali Ali Kolat ile BBP’li Belediye Başkanı Doğan Ürgüp, Madımak Oteli önünde anma töreni düzenledi. Bu törene, Alevi kurum temsilcilerinden sadece Cem Vakfı Sivas Şubesi Başkanı Ali Rıza Kaçan katıldı. Alevi kurumları her yıl olduğu gibi, bu yıl da geniş katılımlı bir şekilde, kendi inisiyatiflerinde gelişen yürüyüş ve mitingle şehitlerini andılar. Avusturya’daki Alevi kurumlarından 15 kadar kişi de bu anma etkinliklerinde yer aldı.

Bu yılki anma etkinliklerin, iki önemli özelliği daha vardı. Sivas katliamı, İstanbul, Eskişehir, Didim başta olmak üzere Sivas dışındaki şehirlerde ve merkezlerde de lanetlendi. Sıvas’takine benzer bir anma geleneği de bu yıl Çorum’da, Çorum katliamının yıldönümünde başlatıldı. Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Ali Çankaya da hem Sivas ve Çorum’daki anma etkinliklerine katıldı, hem de Erzincan-Refahiye’deki bir cemevinin açılış töreninde yer aldı. Çankaya, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Sıvas Katliamı’nı protesto ve Sıvas şehitlerini anma etkinliklerine, Avusturya’dan nasıl bir katılım sağlandı?

ÇANKAYA: Her yıl olduğu gibi bu yıl da hem Sivas’ta katledilen canlarımızı anmak ve yadetmek; hem de Alevi toplumunun talep ve isteklerini dile getirmek için 2 Temmuz günü Sivas’taydık. Avusturya’daki Alevileri temsilen AABF Genel Başkan olarak ben de etkinliklere katıldım. Etkinliklerde benimle birlikte Voralberg, Wels, Viyana, St. Pölten ve Tirol derneklerimizden üyeler de yer aldı.

Anma etkinliklerinin gerçekleştirilmesiyle ilgili ne tür ayrıntılar aktarabilirsiniz?

ÇANKAYA: Sivas’a ulaştıktan sonra, Ali Baba Cemevi’nin önünde toplandık. Saat henüz 07:30’du. Biliyorsunuz, 2 Temmuz’un bu yıl Cuma gününe denk gelmesi, kimi engelleme çabalarına gerekçe yaılmak istenmişti. Sivas Valisi, etkinliklerin yapılmamasını istemişti. Daha sabahın erken saatlerinde bile yoğun bir kalabalık vardı. Engellemelere inat, insanlarımız Sivas’a akın akın akıyordu. AABK ve TABF’nin örgütlü hareketiyle 17 yıl önce 200 kişiyle başlatılan anma yürüyüşü, bugün 100 binlere yaklaşan insanı biraraya getirebiliyor. Devlet bakanlarının ve devlet kurumlarının, sonunda Madımak’a gelmelerini sağlayan da bu örgütlü güçtür.

Bu yıl ilk kez, Sivas’taki gibi bir anma etkinliği de Çorum’da yapıldı. Çorum etkinliği hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

ÇANKAYA: Çorum Katliamı yaşanalı tam 30 yıl olmuş. Bugüne kadar, sanki orada öyle bir katliam yaşanmamış gibi davranılmış. Çorum olayları unutulmak ve unutturulmak istenmiş. Bu çaba, Çorum Alevileri’nin asimile edilmesi, oradaki Alevi toplumunun sindirilmesi ile birarada yürütülmüş. Bu yıl, Çorum’daki anma etkinliği şöyle yapılacaktı: 3 Temmuz 2010 Cumartesi günü, saat 13:00’de merkezdeki bir parkın kenarında bir basın toplantısı düzenlenecek, sesiz bir yürüyüş yapılacak ve yürüyüş esnasında pankart açılmayacak. Emniyet, bundan fazlasına izin vermemiş. Bizler buna çok şaşırdık ve çok üzüldük. Böyle sinik bir anma kabul edilemez bir dayatmaydı. Çorum Alevi Derneği’nin önünde toplandık. 300 kişi kadar olduk ve yürümeye başladık. Pankartlarımızı açtık, sloganlar da belirlenmişti. Tam 5 km’lik bir güzergahta, bir yürüyüş yaptık. Emniyet Amiri ve iki otobüs polis, görevini yaptı ve kortejin sağından ve solundan yürüdü. Biz de 30 yıldır yapılmayan görevimizi yaptık.

Peki, Çorum ahalisinin yürüyüşe tepkisi ne oldu?

ÇANKAYA: Biz yürüdükçe katılım arttı. 300 kişi ile başlayan yürüyüşümüz, merkeze ulaştığımızda 2000 kişiyi buldu. Pencerelere çıkıp destek verenler vardı. Esnaflar da destek verdi. Hoşnut kaldı insanlar, yüzleri gülüyordu. Fakat bir çeşit şok yaşadıklarını da izliyorduk yürürken. İnanıyorum ki seneye katılım çoğalacak. Çorum halkı özgüvenine kavuşacak yeniden. Katliamın mağdurlarıyla tanıştık bu arada. Asker arkadaşı, komşusu, iş arkadaşı tarafından vurulan insanlardı bunlar. Alevi kurumlarından övünçle sözediyorlar.

Bir de Erzincan boyutu var bu yolculuğunuzun. Bir cemevi açılışına katıldınız..

ÇANKAYA: Evet. Yol Tv’nin Canlı Yayın Ekibi ile birlikte, Erzincan’nın Refahiye ilçesi Karayaprak Köyü Cemevi’nin açılışına katıldık. Karayaprak çok şirin, bir vadide yer alan bir köy. Gurbeçilerin yoğun olduğu bir köy. Avrupa’dan, İstanbul’dan gurbetçiler. Törende İstanbul-Kartal Belediye Başkanı, Refahiye Kaymakamı da vardı. Metropolde inşa edilmiş bir cemevinin açılış töreninden farksızdı. Bu kadar kalabalık olacağını düşünmemiştim doğrusu. Çok sevindim. Köylerde yapılan cemevlerinde bulunmak, oradaki insanlarla başarı ve sorunlarını paylaşmak şimdi daha anlamlı geliyor bana. Konuşmamda, Alevi köylerine cami yapılmasından vazgeçilmesini, devletin Alevi vatandaşların cemevi yapılması talep ve çabaları doğrultusunda üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladım. Düşünebiliyor musunuz, belediyeler, Alevi köylerin muhtarlarından hizmete karşılık cami yapılması yönünde imza alma yoluna başvuruyor.

Bu yoğun yolculuğun ardından, son olarak vurgulamak istediğiniz nedir?

ÇANKAYA: Sivas’taki, Çorum’daki anma toplantıları ve mitingleri, Anadolu’nun dört bir yanındaki cemevi açılışları, biz Avrupa’daki Aleviler için de önemli. Destek sunmak, birlikte olmak çok çok gerekli. Gelecek yıl, Maraş Katliamı’nın da aynı duyarlılıkla protesto edilmesini, kınanmasını umuyorum. Bunun olacağının bugünden görüyorum.

 



DUYURULAR

LİNKLER