#
YAZARLAR
AYDIN ŞAFAK |
|
| Gençlerin Türküsüyle ... | |
GÜLBEY KÖSEOĞLU |
|
| Ah Şu Çocuklar! | |
TURAN ESER |
|
| Steiger Awards’a Açık ... | |
Asırlardır kendi adından hayıflanmayan, baskı ve zulümlere, katliamlara, inkara, ihanete rağmen inadına Alevi adını gururla, onurla korumaktan yana olan Alevi toplumuna hesap vermekten onur duyarız. Kimi “muhteremlere’’ hoş görünmeye çalışmayan, adının ne önüne ne de arkasına takı takmayan, birilerine yamanmayan Alevilere hesap vermek bir onurdur.
Viyana İslam Alevi Topluluğu Yöneticileri!
“Alevi Kamuoyuna Zorunlu Açıklama’’, adıyla yayınladığınız ve “Suskunluğumuz, söyleyecek sözümüz olmadığından değildi’’ cümlesiyle başlayan yazınızın tümü; şaşkınlığınızı, yalanlarınızı ve ihanetinizi, kendinizin dahi içinize sindirememenizin bariz bir kanıtıdır.
Alevi toplumu ve Alevi tarihine yapmış olduğunuz ihaneti, bu toplum size ağır ödetiyor, ödetecek de. Çığırtkanlığınızın, saldırganlığınızın tek sebebi çaresizliğinizdir. Almış olduğunuz (İslam Alevi Toplumu) adı yazamayacak durumdasınız. Bu, acizliğinizin göstergesinden başka bir şey değildir.
Başından beri saldırıyor, saldırılarınıza karşılık vermediğimiz için de daha çok saldırganlaşıyor ve hırçınlaşıyordunuz. Size hatırlatırız: “Akrep, aşırı hırçınlaştığında kendini sokar!” Biz, sizin seviyenize düşmeyeceğiz.
Kendi yanlışınızı başka yerlerde arıyorsunuz. İslam Teşkilatı ile girdiğiniz hesaplaşmaya bizi de alet etmeye kalkışıyorsunuz. Ama boşuna uğraşıyorsunuz. İslam Teşkilatı ve Schakfeh ile olan hesaplaşmanız sizi ilgilendirir. Schakfeh ile kimlerin nasıl ve neler görüştüğünü de siz daha iyi biliyor olmalısınız. Bu, sizin İslam Teşkilatı içindeki iç sorununuzdur ve doğal olarak da muhatap sizsiniz. Ayrı mı kalırsınız içinde mi durursunuz, ortasında mı olursunuz sizi ilgilendirir. Biz gördüklerimizi bildiklerimizi söyleriz, bu da bizi ilgilendirir. Bizim saklımız, gizlimiz yok, her şey ortada ve herkes tarafından bunun böyle olduğu, özümüz neyse sözümüzün de öyle olduğu biliniyor.
Her zaman olduğu gibi, bu sefer de sizin yalanlarınızla, iftiralarınızla uzun uzadıya uğraşıp kaybedecek ne zamanımız, ne de sizin ihanetinize denk düşecek vicdan muhakememiz var. Aslında bu cümleler bile gereksiz ve fazladan, o kadar yalan ve iftira var ki kocaman bir “yalan söylüyorsunuz’’ demek yeterliydi. Ancak bilmeniz gereken, aslında bildiğiniz ama bilmezlikten geldiğiniz bir hususu, bir kere daha bildirelim istedik.
Şunu hemen belirtelim: Sizin bize soru sorma hakkınız yok! Yapmak istediğiniz de belli, o da hedef şaşırtmak, kafa karıştırmak! Sorularınızın muhatabı aslında siz kendinizsiniz ve bunun böyle olduğunu siz de çok iyi biliyorsunuz. Ama ille de “farkında değiliz’’ diyorsanız, hatırlatmış olalım!
Bir şeyi daha hatırlatalım: Bizim size verilecek hiçbir hesabımız yok! Biz hesabımızı, ancak ve ancak Alevi toplumuna veririz. Asırlardır kendi adından hayıflanmayan, baskı ve zulümlere, katliamlara, inkara, ihanete rağmen inadına Alevi adını gururla, onurla korumaktan yana olan Alevi toplumuna hesap vermekten de onur duyarız. Kimi “muhteremlere’’ hoş görünmeye çalışmayan, adının ne önüne ne de arkasına takı takmayan, birilerine yamanmayan Alevilere hesap vermek bir onurdur.
Son olarak size, “kimin neyi ……..’’ gibi edep, ahlak kurallarını aşan lafları tekrar etmemenizi tavsiye ederiz. Biz Aleviler, Şeyhülislam Ebussuud’dan bu yana, sayısız ağır iftiralara, ihanetlere, hainliklere maruz kaldık. Fakat Hz. Hüseyin, Pir Sultan Abdal ve daha nice ulu önderimizin duruşunu ilke edindik, yolumuzu terk etmedik, erkanımızı ve onun gereklerini yerine getirmekten hiç çekinmedik ve dahi bedel ödemekten hiç kaçınmadık. Bunu bilin! (Viyana 15.02.2011)
AABF Genel Sekreter
Gülbey Köseoglu