#
Tarih: 18.05.11

Turgut Öker’e Vefa Borcumuz Var!

Daha düne kadar “Aleviyim” demeye korkuyorduk; “Kızılbaşım” demekten eziklik duyuyor, utanıyorduk. Ramazanda sahur vakti ışığımızı yakıp geri yatıyorduk; bu davranışımızın adını da, “Komşuya saygı” koymuştuk; gerçekte isebilinçaltımızda, Osmanlının kanlı kılıcının ve Şeyhülislam Ebussuud Efendinin “Kızılbaşın katli vacip, malı namusu helal” fetvasının estirdiği terör korkusu vardı.

30 Kasım 1925’te yürürlüğe giren “Tekke ve Zaviyeler yasasıyla; “Dedelik, Seyitlik, Çelebilik, Babalık ve Halifelik” vb. Alevi Yol Önderlerine atfedilen sıfatlar; “Falcılık, Büyücülük ve Üfürükçülük” vb. sıfatlarla eş seviyede tutulup suç kapsamına alındıktan sonra, sakallı Yol önderlerimiz şehre inemez olmuş, görüldükleri yerde çarşı, pazar, sokak ortasında devlet görevlileri tarafından sakalı bıyığı ayakta kesilenlerin acılı öykülerini, yaşlılarımızın gözyaşı eşliğinde anlattıklarını çok dinledik.

Maraş, Çorum ve Madımak katliamları ölü uykusundan uyanmamıza, korku duvarını yıkmamıza ve “Yeter Gayri” dercesine ayağa kalkıp örgütlenme sürecine girildiğinde, “Alevi katliamlarının hesabı katil devletten sormalıdır” haykırışıyla kulağımızda hala çınlayan sesin, Turgut Öker’in Sesi olduğunu çok sonra öğrendik. Anadolu’dan yükselip dünyada yankılanan bu ses; Kızıl bir gül oldu ruhumuzda açtı ve daha nice kızıl güllerin açılmasına vesile, “Aleviyim” “Kızılbaşım” dememize, kendimize gelmemize Işık ve bilinç oldu.

Madımak yangınının alevleri, dumanı ve külleri arasından karanlığı yırtarcasına yükselen Sevgili Turgut Öker’in haykırışı; bugün Alevilerin yaşadığı dünyanın her yerinde ete kemiğe bürünmüş, örgütlü bir güç olmuştur. Sevgili Turgut aynı DİK duruşu ile aynı dava uğruna bu seçimlerde, İstanbul 1. bölgeden Alevi kimliğiyle Bağımsız Milletvekili adayıdır. Alevilerin “Gür sesi” olmak amacıyla parlamentoda Alevileri temsil hakkını çoktan kazanmış, sıra, Alevilerin görevini yapma zamanıdır.

Birçok Alevi ve Sünni kesimden demokratın Sayın Öker’e sempatiyle bakmasına rağmen; kendilerine güvensizliğin belirtisi olan “Tek başına mecliste ne yapabilir ki?”türden ifadelerin, kişiye has yalnızlık ve acizlik duygusunun açık beyanıdır. Sosyal evrim, toplumsal gelişim ve dönüşümler, döneme damgasını vuran davasına kendisini adamış şahsiyetlerin adıyla anıldığını, gelişmiş kişi inisiyatifinin neler yaratmaya muktedir olduğunu hatırlatmak isterim. Yeter ki kişi; neyi, ne için yaptığının bilincinde ve inancında olsun.

Siyaseti; düzen politikacılarının anlattığı kadar algılayıp o kadar bilen, burjuva siyasetin entrika çevirme sanatı ve yalan üretme makinesi olduğunu kavrayamamış, Alevi sorununun çözümünü hala CHP de arayan, “CHP’nin oylarını bölecek” kuşkusuyla Sayın Öker’in bu SİYASİ ve DİK duruşuna soğuk bakan Aleviler, artık, kafalarını kumdan çıkarıp, gözlerini açmanın zamanı gelmedi mi? Devlet kurmuş CHP’nin devlet politikalarını anlamak için daha kaç tane Koçgıri, Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi vb. katliam yaşamamız gerekecek bilemiyorum.
Özellikle Alevi kökenli adaylara “Laiklik, Demokrasi ve Sosyal Demokrasi” adına verilen Alevi oyları her defasında Alevilere; kurşun ve ateş olarak geri dönmedi mi? Aleviler dâhil her demokrat yurttaşın idrak etmesi gereken gerçek; hükümeti oluşturan siyasi partinin adı ve programı ne olursa olsun, TBMM’nin yasa yapma yetkisi ancak; CHP’nin, oluşturduğu devletin kuruluş ilkeleri ile uyumlu olması, işbirlikçi emperyalist politikalar izin verdiği kadardır. 

Varsayalım ki Sayın Turgut Öker seçildi ve meclise gitti. CHP saflarındaki Alevi kökenli ve kendisini demokrat gören diğer milletvekillerinin “Alevilerin eşit yurttaşlık” talepleriyle ilgili önergeleri olursa buna karşı mı çıkacak? Veya onları “Laiklik ve Demokrasi” konusunda daha duyarlı ve tutarlı olmaya zorlamayacak mı? Hatta tüm milletvekillerine; en azından mevcut “Anayasada yazılı İnsan hak ve özgürlükleri konusunda eğer samimi iseniz; elinizi tutan yok, hodri meydan” diyerek maskelerini alaşağı edeceğini kim küçümseyebilir? Dahası meclisin başına Kamer Genç’ten daha mı az bela olacak? 

Yaklaşık bir asırlık cumhuriyet tarihinde Alevi veya demokrat hangi CHP’li milletvekili meclis kürsüsünden; “Laik devlette Diyanet kurumu meşru değildir, kaldırılmalı” diyebildi? Parlamento kürsüsünden 25 milyon Alevi ve milyonlarca demokrat adına; “Laik devlette Diyanet kurumu meşru değildir, kaldırılmalıdır” diye haykırma hakkı Sayın Turgut Öker’e çok görülmemeli ve bu hakkı kendisine teslim edilmelidir.

Binlerce yıldan beri despot yönetimlerce baskı altına alınmış, cumhuriyet döneminde de yok sayılmış insanlığın yüz akı Alevi toplumu adına ilk defa siyaset sahnesine çıkan; “Aleviler ve Alevilik var” diye haykıran ve mecliste sesimiz olma cesaretini gösteren Sayın Turgut Öker’e, kendini bilen Alevilerin vefa borcu var. Bu borcun ödenme tarihi 12 Haziran günü; yeri, seçim sandığıdır. Aleviler bu borcunu yüz akıyla ödeyecekler mi hep birlikte göreceğiz.

bekir-ozgur60(at)hotmail.com
 


DUYURULAR

LİNKLER