#
Tarih: 03.06.11

Renkten renge

HÜSEYİN ÖNAL

RENKTEN RENGE GİRİŞ, İNANÇTAN İNANCA GEÇİŞ, AHMAKLIĞIN ALAMETLERİNDENDİR

İnsanlar niçin dedikodu yaparlar?

Bilinç dünyalarının darlığı, bencil şekillenişleri, sosyal ve siyasal insan olma olgularını birleştirememeleri. Aynı durum iftira için de geçerlidir. Bireyler hakkında iftira atılarak yıpratma politikası izlenmesi bu kültürün temel amaçlarındadır.

Yıpratılan birey, toplumun gözünden düşürülmek istenir. Dedikodu ve iftira,  gerçek anlamıyla bireylerin öz haklarına saldırıdır.

Bireyler hakkında atılan iftiralar, dedikodular vb. saldırılar bireyi yıpratmayı amaç edinirken,  aynı zamanda da çürümüşlüğün gelmiş olduğu boyutu da gösterir.
Kendisini ve yaşamı üretmeyenler,dolayısla    üretim dışını, yani tüketecek malzemeye başvururlar. Bu korkunç derecede çürüme durumudur. Çünkü burada, insanın özüne yönelik bir yabancılaşma ve yine insana dair bir saldırı söz konusudur

Hiç şüphe yok ki, bu karalama, yıpratma ve çirkin saldırı kampanyası bir rastlantı değildir. Ezelden beri  Alevileri kendilerine tehlike gören hakim sınıflar, en kirli yöntem ve kişiliklerden medet umarak  hakli`nin  yürüyüşünü baltalamaya, hareketi zan altına sokarak kitlelerle arasına mesafe koymaya, bu yolla tasfiye etmeye çalışmaktadırlar. Evet bu saldırıların yoğunlaştığı zamanlama tesadüf değildir.

İstanbul 1. secim bölgesi   başta olmak üzere, çeşitli yerlerde sağladığı kitlesel hareket, kuvvet ve gelişmeler, eylemler, örgütlü  Alevi hareketini saldırı kampanyasında hedef tahtasına oturtulmasının bazı sebepleridir.
Bunların amaçları,kirli ve kuralsızdır.

Bu kirli yöntemlerden biri de komplo ve temel değerlerine saldırarak yıpratma ya da kara çalma siyasetidir. Bu anlamda bunlar için bir etik ölçü, insani bir erdem ve bağlayıcı bir tek değer bile yoktur. Kısacası, burjuva bunlardan dürüst davranmalarını, insani erdemlere ve insani normlara uygun hareket etmelerini, bu anlamda da belli bir hukuk ve ilkeye sadık kalmalarını bekleyemeyiz. Onların bu gerçekliği, iddialarının itibar edilirliğine ölçüttür.

Kafaları bulandırıp  Alevi safları karıştırmak ve  alevileri  gözden düşürerek  tecrit olmalarını sağlamak onların hilelerinden biridir.
Ağır bedellere maruz kalmak gibi, çirkin iftiralara maruz kalmak da bedellerin başka bir biçimidir.

Bunlar Alevi örgütleri arasındaki parçalı durumdan faydalanmakta ve “İzzettin  Dogan “ gibilerin başını çektiği kimi sistemin yandaşlarıyla birlikte saldırılarını yoğunlaştırmaktadır. Bu saldırılar,  yasadığımız Avusturyada”da yaratılan puslu hava gibi kimi kişilerin “destekleriyle” de yürütülmektedir.
Bu dogrultuda yarattığı insan tiplemeleri .!!  TURGUT ÖKER  şahsında yalan , iftira, karalama, trafigine hız vermişlerdir ..

Neymiş?

Turgut Öker; AKP `den  para almiş, idaya bakin ! Eger bunu kanıtlayamazsanız namertsiniz. Biz sizlerin kimin ağzıyla konustuğunuzu çok iyi biliyoruz . Çünkü  bunun tarihte örneği çoktur. Sana öğüt veren, sana geniş kredi açmış tüccara benzer.(HzAli)

Alevilik mücadelesinde, dönüp bir kendi geçmişlerine, bir de  Turgut  Öker’in geçmişine  baksınlar .  Şimdiye kadar secilmis  tüm  Alevi vekilleri, kendisini “Demokrat” gören hatta sol gören CHP’nin, dolaysıyla devletin,  bilinen “Türk-İslamcı, Tek Tipçi ve Irkçı” politikasına boyun eğmekten ve bu politikayı meşrulaştırmaktan başka ne iş yaptılar parlamenterlik dönemlerinde?
Turgut Öker; bildiğimiz kararlı ve dik duruşuyla, medeni cesaretiyle, bilgi ve yeteneğiyle sorumluluk aldığı, önemli bir yönünü Aleviliğin oluşturduğu insanlık davasını mecliste, tutarlı bir tarzda savunacağına inanıyoruz onunlayız yanındayız.

Bunlar, aracıları vasıtasıyla  böylesi saldırılarla Alevileri belleksizleştirmeye çalışmaktadır. Çünkü tarihini bilmeyenleri ve düşmanını tanımayanları yönlendirmek ve kullanmak daha kolay olur.

Yüzyıllardır büyük bir pervasızlıkla, utanmazca ve aymazca sürdürülen inkâr, asimilasyon ve imha politikaları “ Turgut Öker ” şahsında  yeni bir saldırı sürecine girmiştir. Bunlar imha politikalarıyla “Sünnileştiremediği” Alevileri, “birlik ve kardeşlik söylemleri” eşliğinde, aldatarak adım adım uzun vadede “Sünnileştirmeyi” ve sistemin yedeği haline getirmeyi hedeflemektedir.

Dün başları kesilerek kuyulara atılan, kılıçlardan geçirilen, tecavüz edilen,          horlanan, inançlarından dolayı sonu gelmez eziyetlere uğratılan Alevilere, bu zulüm ve katliam tarihi unutturulmaya çalışılıyor.

Biz katliamlara karşı duruşun yükselen sesi olan  Turgut Ökerin yanında saf tutmaktan onur duyuyoruz ..!

Ya  siz?

Mücadelemiz, (temelleri çürük bir saldırıya ve her türlü haksızlıkla birlikte yalana tenezzül etmiş bir sisteme karşıysa), Zaferimiz Kesin Demektir.

Yalanla , iftirayla Dolanla ,Doldurulan Paslı Silahlar Kullananların Ellerinde Patlıyacaktır...

NOT; Ben bu yazıyı yazarken , Cem tv ekranından” İzettin  Doğan “ Viyanada Ertürk Maral.. gibi arkdaslarımız halkı aydınlatmaya devam edecektir, mesajını veriyordu ..Başka söze gerek varmı şimdi... ?

VAT Halkla İlişkiler ve Demokratik Kitle Örgütleriyle İletişim Sorumlusu


DUYURULAR

LİNKLER