#
YAZARLAR
AYDIN ŞAFAK |
|
| Gençlerin Türküsüyle ... | |
GÜLBEY KÖSEOĞLU |
|
| Ah Şu Çocuklar! | |
TURAN ESER |
|
| Steiger Awards’a Açık ... | |
| Tarih: 19.03.11 | |
![]() |
Ne istediğimizi bilmek ve ne yaptığımızın farkında olmak zorundayız |
ZEYNEP ARSLAN Wiener Zeitung’un 4 Mart 2011 tarihli sayısında “Ohne Kopftuch, aber nicht unreligiös’’ (“Başörtüsüz, ama dinsiz değil’’) başlığıyla bir haber çıktı. Haberde, geçtiğimiz günlerde Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun çatısı altında, yeni bir oluşum olarak Viyana Gençlik Topluluğu’nun (AJW) kurulması ele alınıyor. Haberde dikkat çeken bazı noktalar var. Bunlardan en önemlisi de Alevi ve Sünni kesim arasındaki farklılıkların aktarılması. Yazıda, sorulara cevap veren genç arkadaşlarımız, Aleviliğin örneğin Sünni kesime karşın “dogmati’’ bir yapısının olmadığını dile getiriyorlar. (Bkz. “Wir kennen keine Dogmen’’) Haberde yer alan başka bir tanımlama da şu: “Biz Aleviler, yukarıda sinirli, yaşlı ve kıskanç bir adamın olduğuna inanmıyoruz.’’ (Bkz. “Wir Aleviten glauben nicht an einen bösen, alten Mann, der irgendwo da oben sitzt und eifersüchtig oder böse sein kann.’’) Haberin giriş bölümünde Alevilerin alkol kullandıkları, başörtüsü takmadıkları, arada bir de salam yedikleri de belirtilmiş. Bu yazıya ilişkin düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Birinci olarak, Alevi toplumu ile Sünni toplumu arasında göçmen politikları çerçevesinde “iyi Müslümanlar – kötü Müslümanlar” gibi sadece ırkçı kesimlerin işine yarayacak çelişkili bir girdaba girilmesini son derece sakıncalı buluyorum! Bu gibi polemiklere, maalesef insanları kategorize etmeyi kendi doğasında barındıran ve bir iç dinamik haline getirmiş olan göçmen politikalarında rastlamak mümkündür. Bu ayrımcı, göçmenler arasında kutuplaşmalara yol açabilecek hallerden uzak durulmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum. İkinci olarak, Aleviliğin bizim için ne olduğunu iyi belirlememiz gerekiyor! Söz konusu haberde, “Alevilerin okullarda Aleviliğin din dersi olarak ögrencilere verilmesi hedefi olmadığı gözüküyor’’, diye bir ifade var. Bu cümle çelişkilidir, çünkü Alevi toplumunun mücadelesi, Aleviliğin resmi din olarak tanınması yönündedir. Dolayısıyla, ilerde çocuklara din dersi olarak verilmesi de ana hedeflerden birisidir. Üçüncü ve son olarak yazıda, Aleviliğin Avusturya’da “Bekenntnisgemeinschaft” olarak tanındığı belirtilmiş. Oysa ki Avusturya’da tanınmış olan Alevilik, 21. Viyana’da bulunan “Avusturya Alevi İslam İnanç Topluluğu’’dur. Bu kurum Avusturya’da bulunan Aleviler’in bir kesimini temsil ediyor. Alevi toplumunun bir kesimi, Aleviliği İslam dini çerçevesinde görüyor veya görmek istiyor. Genel hatları itibari ile yazıda ifade edilmek istenen, Aleviliğin dünya görüşünün geniş ve hoşgörüyü esas alan bir felsefe olduğudur. Ancak yazıda ön plana çıkanlar şunlar olmuş: Aleviler entegrasyona açıktır. Alevilik dogmatik değildir. Aleviler başörtüsü takmazlar. Alkol kullanırlar. Din dersi aslında Aleviler’in hedefi değildir. Asıl hedef, Alevi gençler kendilerini daha iyi ifade etsinler. Irkçılığa karşı kendilerini savunabilsinler. Aleviler kültürlerini kaybetmesinler... Aslına bakarsanız, genel olarak amacın belli olmayışından hariç bir sorun yok. Ki bu da başlı başına bir sorundur. Ancak bütün bu ifadeler Sünni kesimi ile karşılaştırma kapsamında olunca, resmin rengi değişiyor. Bence bu yol her şeyden ve herkesten önce biz Aleviler’in ve tamamı itibari ile Avrupa’da yaşayan Türkiyeli göçmenlerin tamamının işine yaramaz. Türkiye’den Avrupa’ya göç etmiş insanların kültür, din, dil, etnisite, dünya görüşü açısından geniş bir yelpazeye sahip olduğunu ifade etmeye çalışmak dar görüşlü akımları tasfiye etmek bakımından uygun görülebilir. Ancak bunu yapmaya çalışırken grupları birbirileri ile karşılaştırmak, onları birbirileri ile kıyaslamak işi başka bir boyuta taşır. Bence Aleviliği ifade etmek için illa bir başka grup ile kıyaslama yapmak zorunda kalınmamalıdır. Alevilik kendi çapında anlatılabilinmelidir. Bu, toplumların huzuru açısından daha sağlıklı olur.
................................................................................................... Söz konusu yazının metni için bakın: http://www.wienerzeitung.at/DesktopDefault.aspx?TabID=5127&alias=wzo&cob=547661 | |