#
Tarih: 19.08.11

Kuşatmayı yarmak lazım

ERDAL YILDIRIM

Her  yanımız gerici faşist bir kuşatma  altında..

Dört bir yandan, ve de  her gün değişik noktalardan devam ediyor
saldırılar..

Bir bakıyoruz ki, ülkenin bazı şehirlerinde oruç tutmayanlar linç edilmek
isteniyor...

Kimi şehirlerde sokakta, hatta toplu taşıma araçlarında şort giyenler
saldırıya uğruyor...

Bu saldırıları yapanlar  sadece gerici sivil şeriatçı faşistler de değil..

O denli sistemli ki, devletin güvenlik güçleri de halkın can mal güvenliği
görevlisi olduklarını bir  kenara bırakmışlar, sokaklarda, park ve  meydanlarda
kimin oruç tutup tutmadığını kontrol ediyorlar, oruç tutmadığını tespit
ettiklerini dövüyor, işkence ediyor, gözaltına alıyorlar..

Ve saldırılar öylesine planlı, öylesine kurgulanmış ki ...

Bir yandan tüm değerlerimize, günlük sosyal yaşantımıza, giyim kuşamımıza,

diğer yandan inancımıza, tarihimize ve doğamıza yapılıyor.

Hem de kurgulanmış, kurulmuş bir  saat zembereğinden boşanırcasına....

*Işte bu çok yönlü saldırıların içinden ben Alevilerin, Kızılbaşların,
duyarlı kamuoyunun dikkatini özellikle Dersim'de yaşanan kuşatma ve
saldırılara çekmek istiyorum... *

Dersim'i insanıyla, toprağıyla, ormanıyla, dağıyla ve hayvanlarıyla tahrip
etme siyaseti bugünün değil, Osmanlı'dan bu yana onlarca yılların planıdır.
 Ve özellikle son yıllardaki barajlar projesiyle bu saldırılar çok
sistematik bir şekilde uygulanmaya konulmuştur.

Dersim'de Munzur Vadisi, Pülümür Vadisi üzerinde yapılan ve yapılması
planlanan baraj ile HES projelerinin ekonomik sebeplerle yapılmadığı,
ekonomik verimlilik değerlerinin olmadığı, aksine geçim kaynağı tarım ve
hayvancılık olan bir coğrafyadaki binlerce insanın yaşam olanaklarını
ortadan kaldırmaya yönelik olduğu aşikardır. Sadece Ovacık Tunceli
arasındaki 60 km uzunluğundaki Munzur vadisi üzerine 8 tane baraj yapmanın
hiçbir bilimsel veriye öngörüye dayanmadığı da çok açık bir şekilde
görülmektedir.

Bu yok etme projesinden başka bir şey değildir. Bu projelerle bu vadideki
yaşamın yok edilmesi, vadiler arası ulaşımın ortadan kaldırılması ve
özellikle de Alevi-Kızılbaş inancının onlarca kutsal mekânın sular altında
kalması planlanmaktadır.  Yapılacak baraj ve HES projeleriyle Alevi
Kızılbaşlar için kutsal sayılan birçok ziyaret sular altında kalacak ve bu
durum Dersim"i ve Dersim kültürünü yok etmeye hizmet ediyor.

*Yani Dersim yok edilmek, Dersim insansızlaştırılmak isteniyor...***

Hepimiz biliriz ki, Alevi Kızılbaşlar için Dersim'in taşı, toprağı, börtü
böceği, ağacı, taşı, deresi, suyu, kısacası her adım toprak kutsal
ziyaretleriyle doludur. Egemenler yüzlerce yıldan bu yana bu coğrafyadaki
kültürü, inancı, tarihi, kısacası yaşamı yok etmek için çeşitli plan ve
projeleri uygulamaya kalkmışlar, ama başarılı olamamışlardır.

Sıkı yönetimlerle, göçlerle insansızlaştırılan Dersim toprağında bugün bu
plan hayata geçmiş ve yok etme planı tıkır tıkır işlemektedir.. Egemenler
Dersim coğrafyasında onlarca  baraj yapmak için ellerinden gelen tüm gayreti
göstermeye devam ediyorlar..

Bununla da yetinmiyorlar. Her gün inancımızın temel taşları olan ziyaret
yerlerimiz, kutsallarımız sular altında bırakılıyor ve de yeni saldırılar da
planlamaya devam ediyorlar.

Dersim inancında Hawtemale Pil, Kara Çarşamba, Newroz, Mart dokuzu olarak da adlandırlına kutlamaların merkezi kabul edilen *Xızırın Evi (Xızırın Mekanı
- Gola Çetu)* Uzunçayır barajı adını verdikleri utanç barajının ya da
gölünün suları altında bırakıldı.

Dersim'in kutsal mekanlarından olan Ana Fatma ziyaret yeri de yapılması
planlanan Kale Tepe Barajı suları altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya..

En son saldırı yeri de Dersim Ovacık'ta olan ve kutsal inanç yerlerimizin
başında gelen kimi zaman Kırk Gözeler de denilen *Munzur Baba Gözeleridir (Çımê
Munzur Bavayi).*

Munzur suyu,  Munzur dağları etekleriyle birleştiği bir noktadaki gözelerden
fışkırır ve bir kaç metre sonra da ırmağa dönüşür. Munzur Baba
efsanesindeki, çoban Munzur'un elindeki sütlerin dökülmesi sonucu su adeta
süt  gibi bembeyaz fışkırır ve  öylece de  akar gider.Bu ziyaret yerini her
yıl binlerce  kişi ziyaret eder, adaklar  adar, mumlar  yakar..

* *

Bu sene Ovacık'ta aldığım bilgilere göre Ovacık kaymakamlığı, Valilikle
birlikte yeni bir yok etme projesiyle Munzur Gözelerinin olduğu yerlerde
kültür, sanat, el sanatları ve hediyelik eşya, veya çay ocağı türü yerleri
aylık kiraya bağlayacak... Ve de bu projenin bir sonraki aşaması ise Gözelerin
girişine bilet gişesi koymaktır. Tıpkı biz *Alevi Kızılbaşların Serçeşmesi
Hacı Bektaşı Veli Dergahına* turistmiş gibi para vererek girmemiz gibi bir
uygulama başlatacaklar...

Böylece ülkede başta Hacı Bektaş Veli Dergahı olmak üzere çok sayıda işgal
edilmiş Alevi kutsallarımız gibi Munzur Baba Gözeleri de işgal edilecek. Ya
da *Şahkulu Sultan Dergahı, Karacaahmet Sultan Dergahı* ve bir çok dergahta
olduğu gibi kendi ibadet yerlerimiz ve kutsallarımız üzerinde kiracı
konumuna düşeceğiz...

Yaşlı bir Dersim kadının bir belgeselde söylediği "*Hızır burada olsaydı bir
fiske ile yıkardı o barajı*" sözünü burada bir kez daha anımsatmak ve bu
sistematik asimilasyon projelerini yıkmak için, başta tüm Dersimlileri ve
Dersim kurumlarını, tüm Alevi-Kızılbaşları ve Alevi örgütlerini, aynı
zamanda tüm demokrasi güçlerini zaman  geçirmeksizin, hemen bu
asimilasyoncu, inkarcı ve kutsal değerler de dahil her şeyi tüccar  mantığıyla
gören  hükümetin uygulamalarına karşı durmaya ve  bu gerici faşist  kuşatmayı
yarmaya çağırıyorum..

Kuşatmayı yarma zamanı.. Geç  olmadan..

*Erdal YILDIRIM*
12 Ağustos 2011


DUYURULAR

LİNKLER