#
YAZARLAR
AYDIN ŞAFAK |
|
| Gençlerin Türküsüyle ... | |
GÜLBEY KÖSEOĞLU |
|
| Ah Şu Çocuklar! | |
TURAN ESER |
|
| Steiger Awards’a Açık ... | |
| Tarih: 02.06.11 | |
![]() |
Alevi toplum’u küllerinden uyanmalı! |
ZEYNEP ASLAN MMag. Dr. Zeynep Arslan ‚Yol aşkına’ programında „Ben bir Sünni aile’nin evladıyım, ama Alevi bir çevrede büyüdüm“ diyen bir insan, Alevi toplumun’un aydın, demokrat ve özgürlükçü değerlerinden bahsediyor. Alevi toplumunun da, Kürt toplumunun da Türkiye topraklarında haksızlıklara mahruz kaldıklarını ve ortak paydada ezilmişliklerini sadece etnik veya inanç kimliklerinden dolayı değil aynı zamanda emekçi, isçi, çiftçi kesimini temsil ettiklerinden ötürü olduğunu da açıklıyor. Bu anlamda bu şahıs kendisinin ‚Emek, Özgürlük ve Demokrasi Plattformu için çalıştığını açıklıyor. Ancak Alevilerin ve de Kürtlerin haklı mücadelelerinin de yanında olduğunu vurguluyor. Konuşmasında Alevi terim ve değimlerini de sıkça kullanan bu Sünni bir aileden gelen kardeşimiz sözlerine bir de şunları ekliyor „Yahu, siz Aleviler, ezilen bir kesimin bireylerisiniz. Kendi haklarınızı savunun! Burada bir canınınız meclis’e girmeye, sizlerin haklarını temsil etmeye aday. Siz 25 milyon Alevi bu tek bir canı bile meclis’e koyamıyorsanız, artık bilmiyorum!”. Bu insan zorunlu din derslerine karşı, köşe başı Cami olan bir ülkede, Cem evleri’nin ibadethane olmasını da istiyor, vs. Programda Öker’i tanrısallaştıran ve neredeyse kutsallaştırmaya kalkan kimi katılımcılar vardı. Bu malesef Doğu toplumları’nın büyük bir zaafıdır. Hemen bir kurtarıcı mahiyetinde bakarlar kişilere. Bu şekilde kendi sorumluluklarını bir tek kişiye yüklerler ve aslında biraz da işin kolayına kaçarlar.Turgut Öker‘in bu tutuma cevabı söyle oludu “Ben tek bir insanım. Bana devasal misyonlar yüklemeyin. Benden önce Pir Sultanlar, Hz. Hüseyinler vardı. Biz bu yolun bir devamıyız”. Evet meclis’e Can gelecek. Öker kimi Aleviler’in “Yahu Aleviliğin içine siyaseti karıştırdılar” diye yakınmasından bahs etti. Ben de soruyorum, gerçeği olmaksızın takıntılı bir biçimde ‘CHP’nin oylarını bölecek’ diye Alevi gençleri’nin seçım çalışmalarına büyük tepki ile yaklaşan kimi Alevi canlar sizlere soruyorum, bu Alevi toplumunun yüzyılları aşan mücadelesi başlı başına siyasi değil midir? Gerek inanç boyutunda, gerek etnisite boyutunda, gerek sınıf boyutunda katliamlardan geçen Alevi toplumu tarihte mualif ve ezilen bir kesime mensup değil midir? Turgut Öker “Bizim Cem evleri’nin ibadethane olmasından sokaktaki vatandaş rahatsız değil ki. Sorunu yaratan parlamento dur. Dolayısı ile bu sorunun çözümü de parlamentodadır!” diye belirtti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden Türkiye’deki zorunlu din derslerine karşı bir karar çıktı. Bu gelişme Turgut Öker’in Genelbaşkanı olduğu Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyon’unun bir başarısıdır. .Mahkeme’den bir karar çıktı ve bu karar havada kaldı. Turgut Öker „Alevi toplumun’un buna sahip çıkması gerekirdi“ diye programda bir kez daha belirtti. Öker yine „2 Temmuz da Sivas Madımak’a gideceğiz ve oraya el koyacağız. 18 yıl geçti aradan. Hala bir gelişme yok” diyerek Alevi toplumunun örgütlü mücadelesine değindi. Yazımı bitirirken örgütlü bir Alevi toplumu bağlamında bir konuya daha değinmek istiyorum. Türkiye’de seçim çalışmalarında bulunduğumda bir grup genç ile tanıştım. Bu gençler bana şöyle dediler “Alevi toplumu defalarca katliamlardan geçti. Çorum, Maraş, Sivas, Gazi. Gelecekte yeni katliamların olmayacağını kim garanti ede bilir? Bu ülke’nin askerleri katliamlar gerçeklestiğinde neredeydiler? Neler yaptılar? Kimlerin saflarında yer aldılar? Biz bu yüzden bu ülkede Asker’e gitmeyi boykot ediyoruz!”. Ben de diyorum ki, ancak örgütlü bir toplum bu tutumu izleye bilir. Eğer Alevi toplumu ortak irade ile güçlü ve kararlı bir toplum olmak istiyor ise, artık kendi kaderini kendi ellerine alıp, kendi tayin etmeli dir! * Kişilerin söylemiş oldukları cümleleri birebir verememekle birlikte, içerik olarak belirtmeye çalıştım.
| |