#
Tarih: 08.03.10

8 Mart’a, bir takvim eylemi olarak bakılmamalı

GÜLİSTAN EFE
AABF Genel Bşk.
Vekili

 

1857 tarihinde Amerika’nın New York kentinde 40 bin tekstil işçisinin eşit haklar ve olanaklar elde etmek için başlatmış oldukları grevde, polislerin yapmış oldukları müdahale  sırasında fabrikada çıkan yangında, yasamını yitiren 129 kadın işçinin direniş hareketini onurlandırmayı amaçlayan Alman Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin’in yapmış olduğu ‘Kadınlar Günü’ önerisi, 8 Mart 1910 tarihinde Danimarka’nin Kopenhag kentinde gerçekleştirilen uluslararası konferansta kabul edildi. Böylece  8 Mart günü,  bütün dünya kadınlarının kutladığı uluslararası bir güne dönüştü. Bu nedenle, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne, alanların doldurulması fırsatı sunan bir takvim eylemi gözüyle bakmamak gerekir. Eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı mücadele veren dokuma işçisi kadınlara atfedilerek tüm dünya kadınlarına hediye edilen bugünün; anlamına uygun, içeriğini dolduracak şekilde  değerlendirilmesi, insanca yaşamanın kalitesini artıracağı gibi, dünya barışının güçlendirilmesine de önemli ölçüde katkı sunacaktır. Olanakların yaratılması, şartların olgunlaşması ve taleplerin elde edilmesi, bireylerin kendilerini yetiştirmesiyle ve örgütsel bir güç ve mücadele ile dile getirilir, başarı elde edilir. Unutulmamalıdır ki, siz izin vermedikçe, hiç kimse sizi değersiz kılamaz! Geleceği en iyi tahmin etmenin yolu onu yaratmaktır.

‘Aslanın dişisi de aslandır.’  (Hz. Ali)

 

Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde

Hakk’ın yarattığı her şey, yerli yerinde

Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok

Noksanlık da eksiklik de senin görüşlerin e

(Hünkar Bektaşi Veli)


Yüzyıllar sonra, dünyada kadınlara kota tartışılırken, yüzyıllar önce Kırklar Cemi’nde kadınlar da vardı. Yukarıdaki özdeyiş ve dizelerde açıkca ifade edildiği gibi Alevi-Bektaşi öğretisinde, meclisinde cinsiyet ayrımı yapılmamıştır. Orada, insan vardır, can vardır.

Öğretimiz gereği kurumlarımızda kadının yerinin özel ve önemli olmasına rağmen, doğdukları ve yaşadıkları ülkelerdeki sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel eğitim alanındaki  problemlerden kaynaklanan sıkıntılardan maalesef Alevi kadınları da nasibini alıyor. Yaşanan olumsuzlukların en aza indirilmesi, kadın ve erkeğin yaşamın her alanında birlikte yan yana yürüyebilmesi için, ölü toprağını üzerinden atmış, sayıları her geçen gün artan Alevi kültür merkezlerimizde, federasyonlarımızın kurumlarında aktif görev alan, katkı sunan hanımların, bugünün anlamına uygun panel, konferans vb. etkinlik ve faaliyetlerle güçledirmeleri; yapılan çalışmaları, kutlamalarla taçlandırmalarını doğal bulduğum kadar, yerinde, doğru, amacina uygun yapıldığını ifade etmek istiyorum.
 
Her türlü insan hakkı ihlalinin ortadan kaldırıldığı bir gelecek için; Alevi-Bektaşi öğretimizdeki yaşam felsesinin ve yasalardaki eşitliğin yaşama dönüştürülmesinde, bugüne kadar onurlu duruşlarından taviz vermeyen, kurumlarımızda aktif görev yapan, destek veren; katki sunan, emek veren bütün kadınları saygıyla selamlıyorum.


DUYURULAR

LİNKLER